JERBA’DA SON TANGO

Uzaktan müzik ve kahkaha sesleri geliyor. Dans başlamak üzere. İlk gece-ilk tango kiminle? Ajim Köyündeki iskele yolunda uzun bir otomobil kuyruğu var. Küçük ama süratlı feribotlar gidip geliyor. Jerba Adası’ndaki Guellala iskelesine yolcu ve araba taşıyan feribotun güvertesinde temiz Akdeniz rüzgarı solukluyoruz. 10 dakika sonra adaya ayak bastık.  Müzik daha da iyi duyulur oldu. Tango başlamak üzere… Oysa biz, adanın 22 km. kuzeyinde bulunan Houmt Souk turizm merkezine doğru yol aldık . Dans ve müzik arkada kaldı.  Kıyıdaki havuzlu otelimize yerleştikten sonra yemek, gezinti ve dans faslı başladı.  Bir Akdeniz akşamı Alman, İngiliz, İsveç, İtalyan ve Fransız kızlarla Jerba Adası’nda son tango yapmanın dayanılmaz hafifliğini yaşamak ne güzel. Teşekkürler sana Tunus… Adanın merkezinde kurulan geçici ve sabit pazaryerinde insan kaynıyor. Geçmekte zorlanıyoruz. Kara, sarı, beyaz derili ve melez insanlar, gökkuşağı rengindeki giysileri, başlarında hasır fötür şapkaları ve ellerinde bastonlarıyla farklı bir manzara oluşturuyor.  Pazarda her şey var. Alış veriş yaparken pazarlık etmeyi sakın unutmayın. Örneğin, 75 dinar değerindeki bir deri sandaleti 10 dinara almanız olanaklı. Kahve önlerindeki motosiklet ve bisiklet parkı sizi şaşırtmasın. Yorgunluk çayı içmeye gelen yerlilerin tek ulaşım aracı onlar. Sizde yeşil naneli, bol şekerli ve acılı bir  Tunus çayı içerek soluklanabilirsiniz. Yorgunluğa iyi gelir. Tunus çayı, içindeki “polyphenol” maddesi nedeniyle cilt kanserini önlediği, sinir sistemine iyi geldiği ve güneş yanığını önlediği, bilim adamları tarafından kanıtlanmış.

11A

YENİ SERÜVENLER BİZİ BEKLİYOR

Toplam 8 milyon km. kare alanı olan Büyük Sahra Çölü’nün bir bölümü Tunus topraklarında. Sahrada develerle tuz taşıyan Afrika’nın gerçek sahipleri olan lacivert derili Tuaregler’in sayıları yalnızca 900 civarında. Tunus topraklarında ise, Tuaregler’in yalnızca heykelleri var. Bir de adına festivaller düzenledikleri etnik kültürleri ve nostaljileri bulunuyor. Tunus topraklarında yaşayan geleneksel kültür ve yaşam tarzlarını koruyan büyük bir halk kitlesi olan Berberiler, Tunus’un efendileri olarak saygı görüyorlar. Güneyde yaşayan Berberiler, bizim Kapadokya’ya benzer tüf kayalardan oyma yeraltı evlerinde ve kara kıl çadırlarda yaşıyorlar. Özellikle, Douz-Medenina arasındaki tepelik bölgede bulunan Matmata Köyü civarındaki yeraltı evlerinde yaşıyorlar. Hem de turizme yönelik gösteriler yapıyorlar. Kimi ilkel tezgahlarda kilim dokuyor, kimi de el değirmenlerinde un öğütüyor, ip büküp ilkel çıkrıklarda yün eğiriyor. Kimileri ise,  turistlerle aile fotoğrafı çektirip 2 dinar alıyor. Douz Festival alanının arkasındaki çöl bölgesinde ise, topluca geleneksel giysiler içinde develerle bir kervan görüntüsü içinde, çölde uzun yolculuk yapılıyor. Semeri, üzengisi ve yuları süslü Arap atlarıyla çölde yol almak bir başka serüven. Tüm bunlar için bir bedel ödeniyor. Çünkü her şey turizm için. Aynı anda arazi fitesli jiplerle de bir başka serüveni deneyebilirsiniz. Kum tepelerinin ardında deve, at ve jiplerle sahrada yol almanın riskini ve haz veren serüvenini yaşamanız olanaklı. Tunus, turizm için her şeyini değerlendiriyor.

Bölgede 200 binden fazla palmiye ağacının olduğunu öğrenmemiz bizi şaşırtmadı. Çünkü dağ taş palmiye ağacı dolu. Daha kuzeye ya da Akdeniz kıyısı bölgelere yaklaştıkça, iklim de değişiyor. Palmiyelerin yerini zeytinlikler, turunçgiller ve sebze bahçeleri alıyor. Yol boyunda karpuz pazarları ve dikenli kaktüs meyvası satan çocuklar dikkatimizi çekiyor. Durup karpuz almayı ve iri Tunus karpuzunun tadına bakmayı ihmal etmedik. 2 dinara büyük bir karpuz alarak yol kenarında yedik. Şeker gibi ve sulu karpuz yorgunluğumuzu ve susuzluğumuzu giderdi.

22A

Devamı yarın…