Onu çok seviyorum, üzülsün, sürünsün ve bana geri dönsün istiyorum. Bir daha barışalım bak neler yapacağım ona! Sadece bana geri dönsün istiyorum! Peki ya sonra?
Duyguların tanımlanması ve doğru ifade edilmesi bireyin gelişim sürecinde öğrenmesi gereken temel konulardan biridir. Hatta çocukluk sürecinde eğitimin ilk konularından biri çocuğa duyguları öğretmektir. Ancak ne yazık ki günümüzde aşk, sevgi, kin, hırs, saplantı (takıntı), hoşlanma gibi duygular iç içe geçti.
Oysa ki bireyin duygularını tanımlaması ve karşısındaki kişinin de duygularını tanıyarak, anlamlandırması ve karşısındakinin duygularını yönlendirebilme becerisi doğrudan duygusal zekâ kapsamında yer alan becerileridir. Bireyin farkındalığı ne kadar yüksek ise sosyal çevresi ile olan etkileşimi ve duygusal zekası da paralel olarak gelişim sağlar.
Günümüzde genel olarak ebeveynler çocuklarının analitik zekası ile ilgilenir. “Çocuğum zeki mi?” merakının içerisine asla çocuklarının duygusal zekalarına ilişkin düşüncelere yer verilmez. Oysa ki yaşamımızı sağlıklı şekilde devam ettirebilmemizde duygusal zekamızın önemi oldukça yüksektir. Son yıllarda yeni nesildeki en büyük sorunlardan biri duygularla baş etme.
Umutsuzluğun ve tahammülsüzlüğün artması, yanlış partner seçimleri, romantik ilişkilerin uzun süreli devam ettirilememesi, artan boşanmalar, depresyon oranının yükselmesi gibi durumlar kişilerin duyguları üzerindeki denetimsizliğinin bir sonucu.
Yani duygusal zekaları ile ilişkili…
Çocukluk döneminde önemsenmeyen duygusal zeka gelişimi yetişkinlik döneminde sağlıklı yürümeyen romantik ilişkilerin temel dinamiğidir. Çocuğun duygularını tanımaması yetişkinlik döneminde duygusal buhranlara yol açar. İşte tam da bu noktadan sonra hem kendinize hem de karşınızdakine dünyayı dar etmeye başlarsınız. Kıskançlığı sevgi, hırs ve öfkeyi aşkın çatısı altına yerleştirerek hayatın bize getirmiş olduğu bu güzel duyguları ızdırap olarak yaşarsınız. Son yıllarda artan kadın cinayetlerinde verilen ifadelere bir göz atın. Çoğu sevdiğinden yaptığını belirtiyor.
Sevgi, aşk bu mu?
Kendine saygı bu mu?
Bize böyle sevmeyi kim öğretti?
Düşüncelerin değişmesi için öncelikle duyguların değişmesi gerekir. Bu da duyguların tanınması ile olur. Çocuklarımızı eğitirken analitik zekalarının yanı sıra duygusal zekalarına da önem verelim. Unutmayınız ki dürtülerine teslim olan kişilerin, ahlaki anlayışları da yetersiz olur.