Merkez Bankası 06.03.2025 tarihli toplantısında politika faizini 250 baz puan (%45’ten %42,5’e) indirdiğini, aşağıda bir kısmını paylaştığım karar metni ile açıkladı. Alınan karar ve metin bana Merkez Bankasının bir çaresizlik sarmalı içerisinde olduğunu hissettiriyor. Neden mi? Önce karar metnini ve vurgulanan söylemleri okuyalım.
“Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 45’ten yüzde 42,5’e indirilmesine karar vermiştir.
Enflasyonun ana eğilimi ocak ayındaki artış sonrasında şubat ayında gerilemiştir. Bu dönemde temel mal enflasyonu görece düşük seyrini korurken, hizmet enflasyonu ocak ayına özgü artışın ardından yavaşlamıştır. Yurt içi talep dördüncü çeyrekte öngörülenin üzerinde olmakla birlikte, enflasyondaki düşüşü destekleyici seviyelerde seyretmiştir. Öncü veriler bu destekleyici görünümün yılın ilk çeyreğinde de sürdüğünü ima etmektedir. Para politikası duruşunun kredi ve mevduat piyasaları ile iç talep üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları iyileşme eğilimi sergilemekle birlikte, dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir.
Para politikasındaki kararlı duruş; yurt içi talepte dengelenme, Türk lirasında reel değerlenme ve enflasyon beklentilerinde düzelme vasıtası ile dezenflasyon sürecini güçlendirmektedir. Maliye politikasının artan eşgüdümü de bu sürece önemli katkı sağlayacaktır. Enflasyonda kalıcı düşüş ve fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşu sürdürülecektir. Bu doğrultuda, politika faizi; enflasyon gerçekleşmeleri, ana eğilimi ve beklentileri göz önünde bulundurularak öngörülen dezenflasyon sürecinin gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirlenecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları enflasyon görünümü odaklı, ihtiyatlı ve toplantı bazlı bir yaklaşımla belirleyecektir. Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda para politikası araçları etkili şekilde kullanılacaktır.
Kurul, politika kararlarını parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de dikkate alarak, enflasyonun ana eğilimini geriletecek ve enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Bu doğrultuda, tüm para politikası araçları kararlılıkla kullanılacaktır. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır. Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti beş iş günü içinde yayımlanacaktır."
Merkez Bankası özetle diyor ki; “Ocak ayında enflasyon arttı (olumsuz), yurtiçi talep son çeyrekte öngörülenin üzerinde gerçekleşti (olumsuz), enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları risk unsuru olmaya devam ediyor (olumsuz), para politikasındaki kararlı duruş dezenflasyon sürecini güçlendirecektir (indirim kararlı duruşu temsil etmediği için olumsuz), maliye politikasının artan eşgüdümü (yani kamunun tasarruf etmesi) bu sürece önemli katkı sağlayacaktır (kamu tasarruf etmediği için olumsuz) ancak tüm bu açıklamalarımıza rağmen faizi %2,5 indiriyoruz (olumlu).”
Bunca olumsuzluğa rağmen indirim kararının alındığı bir ortamda aklımıza “faiz indirimini Merkez Bankası mı yapıyor yoksa yaptırıyorlar mı” sorusunun gelmesi çok mu yanlış?